Kutulardan kuşlara

90’lı yılların başı.
Bir bilgisayar laboratuvarında klavye sesleri.
Alışa gelmiş tıkırtılardan değil.
Daha kesik kesik, bazen daha da sert.
Gözler yeşil ekrana kilitlenmiş, nefesler tutulmuş.
Ekranın altında kısmen de olsa bir düzen içinde yığılmış blokların arasına yenileri karışıyor.
Blok yığını bazen yükseliyor bazense hiç yok.
8086‘lar üzerinde pür dikkat Tetris (90’larin angry birds‘u) oynayan insanlar kâh heyecandan kâh kızgınlıktan tüm güçleriyle boşluk tuşuna basıyorlardı.
Tüm tuş kombinasyonunu tam hatırlayamamakla birlikte boşluk tuşunun görevi daha yarı yolda olan bloğun bir anda aşağıya düşmesini sağlamaktı.
O tuşun ne hale geldiğini tahmin edebiliyorsunuzdur.


İlerleyen zamanda o boşluk tuşu bazen ateş etmeye ama çoğu zaman zıplamaya yaradı.
Bir heyecan oyun içerisinde bastıkça bastık o tuşa.
Şimdiler de ne yapıyor acaba diye bir an düşündüğümde artık sanki asli görevine geri dönmüş gibi…

Zaten artık elimizdeki dikdörtgen camlara parmağımızı dokunduruyoruz değil mi?
Hem ayrıca neden hep dikdörtgen olur ki bunlar?

One Comment

  1. Cevapla

    […] Değişik bir koordinasyon gerektiyordu… Bahsi geçen W,A,S,D  tuşları bir süre sonra (bir dönem boşluk tuşuna olduğu gibi) önce silikleşmeye sonrada bozulmaya başlayacaktı. Tabi daha hasas fare ihtiyacıda […]

Bir Cevap Yazın